Pamukkalenin Tarihi

 

Kentin hangi eski coğrafi bölgede yer aldığı tartışılır. Hierapolis, coğrafi konumu ile kendisini çevreleyen tarihi bölgeler arasında yer almaktadır. Aziz Paulos, kentin Frigya yakınında, güney batıda ve Karia sınırına yakin olduğundan bahseder. Ayrıca Colossae kentinin de kuzey batısında olduğunu söyler. Strabon ile Ptolemaeus ise verdikleri bilgilerde, Karia Bölgesi’ne sinir olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakinliği ile Hierapolis’in de Frigya Kenti olduğunu ileri sürerler.

 

Bizanslı Stephanus ise kentin Lidya ile Frigya Bölgeleri arasında zengin sıcak su kaynakları ile tanındığından söz eder. Antik kaynaklarda, kentin Helenistik dönem öncesi adi ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Hierapolis olarak adlandırılmadan önce kentte bir yasamın varolduğunu Magna Mater (Ana Tanrıca) kültüründen dolayı biliyoruz. Kentin kurulusu hakkındaki bilgilerimizin kistli olmasına karşın; Bergama Kralları’ndan II.Eumenes tarafından M.O.II. yüzyılda kurulduğu ve Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos'un karisi Hiera'dan dolayı Hierapolis adini aldığı bilinmektedir. Hierapolis, Roma İmparatoru Tiberius dönemindeki (MS 17) büyük depreme zegin, Hellenistik kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürmüştür. Deprem kuşağı üzerinde bulunan kent, Tiberius dönemi depreminden büyük zarar görmüş ve yenilenmiştir. Üst üste yasadığı depremlerden sonra kent, tüm Hellenistik niteliğini kaybetmiş, tipik bir Roma kenti görünümünü almıştır. Hierapolis Roma Dönemi’nden sonra Bizans Döneminde'de çok önemli bir merkez olmuştur. MS. IV. yüzyıldan itibaren hrıstiyanlik merkezi olması, MS. Sonra 80 yıllarında Hz.Isa'nın havarilerinden olan Aziz Philip'in burada öldürülmesi nedeniyledir. Hierapolis XII. yüzyıl sonlarına doğru Türklerin eline geçer. Daha sonra tekrar Bizanslılar tarafından geri alınır. XIII.yüzyıldan sonra kentin iskân gördüğüne ilişkin herhangi bir bilgi yoktur.